der tiger

Kaplan Wedding’de oturuyor. Veya bir zamanlar Wedding’de oturdu. Wedding’in dışından gelenler kaplanı hemen farketmezler, zira Wedding’de kaplanı görebilmek biraz zaman ister. Ama kaplan kendini belli ettiğinde her şey kaplana dönüşür. Kaplan Wedding’i sarmalar.

Wedding’de bir gezintiye çıktık. Daha önce geçmediğimiz sokaklardan geçtik, dükkanlara girdik, yeni insanlarla tanıştık ve sohbet ettik. Wedding doğumlu Wedding’liler, sonradan Wedding’li olmuş Wedding’liler, Wedding’li olmak istemeyen Wedding’liler, Alman Wedding’liler, Türk Wedding’liler, Almanyalı Türk Wedding’liler, Afrikalı Wedding’liler, Arap Wedding’liler, Vietnamlı Wedding’liler. Bir oraya bir buraya gide gele bir de kaplanı gördük Wedding’de. Kaplan her yerdeydi: Nevresimlerin, şalların, çamaşırların, mini eteklerin, ceketlerin, baş örtülerinin, bluzların, tişörtlerin, çorapların, kemerlerin, ayakkabıların, okul defterlerinin, kalemlerin, çalar saatlerin, çantaların, torbaların, koltukların, kanepelerin, lambaların, bira şişelerinin, baş ağrısı merhemlerinin, abur cuburların üstünde; kuaförlerde, mobilyacılarda, lokantalarda, butiklerde, kitapçılarda, her-şey-bir-euro dükkanlarında, afro-dükkanlarında, büfelerde ve internet kafelerde.

Peki kaplanın Wedding’de işi ne?
Kaplan Wedding’e niye geldi?      

 

<< HARİTAYA DÖN